ice Kelime Anlamı ve Kullanımı

    • i, f buz; dondurma; meyvalı dondurma; buza benzer şey; pasta üstü için krema; argo pırlanta; f dondurmak; içine buz koymak, buzda soğutmak; pasta üzerine şekerli krema sürmek; ABD, argo öldürmek ice age buzul devri ice ax dağcıların kullandıkları buz baltası ice cream dondurma ice creeper kaymamak için ayakkabıların altına konan sivri uçlu demir, buz nalçası ice field denizde yüzen büyük buz kitlesi ice floe denizde yüzen ufak buz kitlesi; deniz buzulu ice hockey buz hokeyi ice ma- chine buz yapma makinası ice pack kutup denizlerinde küme halinde bulunan iri buz parçaları; buz torbası ice pick buz kıracağı ice plant buzhane, buz fabrikası; buz otu, buz çiçeği, bot Mesembryanthemum crystallinum ice point O°C ice sheet bir kıtayı örtecek kadar büyük buz kitlesi ice storm yağmuru yağar yağmaz donduran fırtına break the ice resmiyeti gidermek, havayı yumuşatmak; ilk defa bir işe girişmek camphor ice kâfurla yapılmış merhem cut no ice ABD, kdili önem veya etkisi olmamak on ice ABD, argo yedekte; sonucu lehte olacağı şüphesiz on thin ice çok nazik veya müşkül bir durumda iced s buzlu, buzla kaplanmış; üzerine krema sürülmüş (pasta, kek)




online kişi ingilizce öğreniyor veya ingilizce kelime arıyor